KADİRLİ’Lİ GÖZÜYLE İNCE MEMED OLAYI

10 Ocak 2011 – 23:23 -

Yaşar Kemal, kendi doğduğu, büyüdüğü topraklar Çukurova’da yaşanmış toplum­sal olayları “Ağalar ve eşkıyalar kavgasını” hem yaşamış ve hem de gözlem yapmış İNCE MEMED romanını yazmıştır. Kadirli yöresinde yaygın  anlatımlara göre, Rus ordusunun 1915 yılı Nisan ayı içinde Van’ı istila ve işgal ettiği günlerde Ermeni isyanlarının dayanılmaz boyutlara varması üzerine Erciş yakınlarındaki ERNİS yöresinde yaşayan LUVAN Aşiretinin KULİKAN Beyleri topraklarını terk ederek daha güvenlikli olan Çukurova’ya geldiler. Toros dağları eteklerinden süzülerek akan SAVRUN Çayı, ovaya karıştığı yerde yatağındaki değişimler sonucu geniş bir bataklığa dönüşmüş, yaklaşık 80.000 dönümü bulan AKÇASAZ bataklıklarına dönüşmüştü. Ermenilerin 1920 yılı Mart ayı içinde Kadirli’den ayrılmasından sonra LUVAN Aşiretinin önemli bir kısmı KARAMÜFTÜ AĞA ailesinin yardımları sonu­cu şehir içindeki Ermeni evlerine yerleşirken, Sadık Bey, daha havadar, tarım ve hayvancılığın da yapılabildiği Ceyhan nehri kıyısındaki HEMİTE köyüne yerleşti. SADIK Bey’in aile ve aşiret içi anlaşmazlıklar sonucu Camide namaz kılarken aynı aileden Yusuf tarafından bıçaklanarak öldürülmesi henüz çocuk olan Kemal SADIK (Yaşar Kemal’in ilk ismi) üzerinde önemli tesirler bıraktı.  İlkokul Üçüncü sınıfı okumak üzere Kadirli’ye geldiğinde 1933 yılında yörenin namlı eşkıyaları Ankara’dan gönderilen Binbaşı Nazmı SEVGEN’in müfrezesi tarafından ya teslim alınıyor veya operasyonlar ile  etkisiz hale getiriliyordu. Yine Ankara’dan özel asayiş görevi ile Kadirli’ye gelen Kaymakam Fazıl HALUK Bey, aynı yılda (33) eşkıyalara “teslim olun” çağrısında bulundu. Yakında af çıkacağı, Adana’da yargılanacakları Cumhuriyetin onuncu yılı anısına çıkacak af ile serbest kalacakları vaadinde bulundu. İnce MEMED’in hayatta kalan arkadaşları Horali SÜLEYMAN ve ÇÖRTÜL adamları ile birlikte teslim oldular. Kadirli Hükümet binası önünde Kaymakam ve askerlerde dahil olduğu halde fotoğrafları çekildi. Kozan’dan elleri zin­cirle bağlı bir halde iken TIRMIL HÖYÜK’te henüz bilinmeyen bir sebepten dolayı öldürüldükleri söylenmektedir. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte KOZAN VİLAYETİ yöresinde on yıl kadar otoritenin tam sağlanamadığı görülmüştür. Bu zaman içinde Urfa Mebusu Ali Saip, aynı yıl sonunda yapılan seçimlerde Adana’dan ayrılarak yeni İl yapılan KOZAN’dan Milletvekili seçildiği bilinmektedir. Ali SAİP. 1925 yılında Elazığ ve Diyarbakır’da Şeyh SAİT isyanının başlaması üzerine de İstiklal Mahkemesi Reisi seçilmiş ardından da Kozan  kendisine hediye olarak  konağına yerleşmişti.   Ali SAİP, aynı yıllarda üzerine binlerce dönüm araziyi yazdırdığı bilinmektedir. Bu dönemde bir grup toprak ağası, Savrun suyunun doğu yakasında bataklık arazileri, dul yetim ve şehitlerin bıraktığı tarlaları hukuku çiğneyerek hileli yöntem­lerle ele geçirmeye başladılar. Katıralağı yayla yurdunun Tatar ağaları tarafından sahte tapu ile ele geçirilmesi üzerine arazinin asıl sahibi ÇÖRTÜL Mehmet’in oğlu  HACIVELİ “intikam almak üzere” dağa çıkması ve   HACIVELİ’nin, Savrun kıyısındaki Dikirli köyüne gelmesine müteakip  İnce Memed şöhretiyle bilinen pehlivan yapılı, ince uzun boylu SAFİYE MEHMED ile birlikte dağa çıkması, Çukurova’da eşkıyalığı yaygınlaştırmıştır.   Bu dönemde 16 eşkıya topluluğunun Toros dağlarında dolaşmaya, köy basmaya, bazen birbirleri ile bazen de jandarma ile çatışmaya başladığı  görülmektedir.  AKÇASAZ arazilerinin paylaşılması ve köylülerin ezilmesi üzerine eski Kuvayı Milliye kumandanı Remzi Bey, Kozan Askerlik Şube Reisliği görevini bırakarak Kadirliye gelerek,  34 köy muhtarı ile birlikte Ali SAİP ve ağaların zulmünü Ankara’ya şikayet etmişlerdir. Ancak farklı yönde gelişen olaylar nedeniyle Remzi Bey üzerine askerler yollanmış ve Remzi Bey, jandarma ile çatışarak dağa çıkmıştır. Bu arada bazı ağalarca desteklenen eşkıyaların liderliğine İnce MEMED getirildiği ancak eşkıyaları ihbar edenlere yüksek para ödülü verilmesi vaadi üzerine Yaşar Kemal’in akrabası olan (LUVAN Aşiretinden) Kürt ALO’nun muhbirliği ile Jandarmalar İNCE MEMED ve arkadaşlarını Savrun Vadisi Tuvaras yaylasında bağ evinde  sıkıştırmışlar ve çıkan çatışmada 10 eşkıya öldürülmüş,  İnce MEMED ağır yaralı bir halde kaçmışsa da  Kınalıgedik’te Çığşarlı köylüler tarafından paralarını ve silahını   almak   amacıyla   1932 yılı Kasım ayında başı   taşla   ezerek öldürülmüştür. İnce MEMED’in mezarı 1999 yılında Dikirli köyünde bulunmuştur. İnce Memed’in Çukurovalı olmadığını, Afyonlu bir eşkıya olabileceği yönündeki iddiaların doğru olmadığı düşünülmektedir.  1933 yılı Kadirli’de yaşanan “ağalar ve eşkıyalar kavgasında” bir dönüm noktası olarak bilinir. Aynı yılda İNCE MEMED’in arkadaşları Tırmıl Höyük’te topluca öldürülmüş,  Ağalar, Diyarbakır’a  yargılanmak üzere  sürgüne gönderilmiş,  yargılama devam ederken çıkan afla serbest kalmışlardır. Eşkıyaları destekleyen Kuvayı Milliyeci Remzi Bey, Suriye’ye kaçmasın takiben 1936 yılında Suriye tarafından Türkiye’ye iade edilerek yargılanmış ve 1944 yılına kadar cezaevinde kalmış, daha sonra serbest kalarak 1946 yılında Kadirli’ye dönmüştür. Yaşar KEMAL, Remzi Bey ile uzun süre birlikte olmuş, Remzi’nin anılarını derlemiş, ayrıca  hayatta kalan eski eşkıyalar ile de görüşerek ve yaşanan olay­ları ‘ İNCE  MEMED’  ismiyle   romanlaştırmıştır.  Ali  SAİP,  1935 yılında Atatürk’e suikasttan dolayı tutuk­lanmış ise de delil yetersizliğinden serbest bırakılmış, Atatürk, Çukurova’da yaşanan kirli çıkar kavgalarından duyduğu rahatsızlıktan dolayı,  Ali SAİP 1937 yılında bütün servetini devlete bağışlamış ve 1939 yılında da ölmüştür.
Kaynak :Kadirli Dergisi


Kategori Bunları Biliyor musunuz? | Yorum yok »

Post a Comment