Ağıtlar ve Şiirler

11 Ocak 2011 – 21:00

Ağıt

Ağıt; genellikle bir ölümün ya da acı, üzücü bir olayın ardından söylenen halk türküsüdür. Doğal afetler,ölüm, hastalık gibi çaresizlikler karşısında korku, heyecan, üzüntü, isyan gibi duyguları ifade eden ezgili sözlerdir.Ağıt söylemeye ağıt yakma, ağıt söyleyenlere ise ağıtçı denilmektedir. İnsanlar başta ölüm olmak üzere çeşitli sebeplerle sevdiklerinden ayrılmak durumunda kalırlar. Kişilerin hastalanması , kızın gelin olması, delikanlının askere gitmesi , vatan toprağının kaybedilmesi , sevgilinin gidip de geri dönmemesi, sel baskını, zelzele, yangın, salgın hastalık gibi büyük felaketlerin meydana gelmesi sevilen hayvanların kaybı ve ölümü üzerine söylenen ezgili şiirler ağıt türünden eserlerdir. Bütün bunlardan hareketle ağıt; İnsanoğlunun ölüm karşısında veya canlı – cansız bir varlığını kaybetme, korku, telaş ve heyecan anındaki üzüntülerini, feryatlarını, talihsizliklerini, düzenli – düzensiz söz ve ezgilerle ifade eden türküler olarak tarif edilmiştir. Başka bir ifadeyle ağıtlar, ölenin ardından dökülen gözyaşları ve çekilen gönül ıstırabının acı dolu terennümleridir.Türk kültüründe oldukça köklü bir maziye sahip olan ağıt ve ağıt söyleme veya ağıtçılık geleneği, çeşitli Türk boyları tarafından günümüze kadar yaşatılan ortak eski geleneklerden birisidir.

Değerli okurlar  ağıtlara  ve şiirlere sitemizin  bu bölümünde yer  verdik. Bu  kültürümüzü yaşatmak, unutmadan   ve   unutturmadan   gelecek nesillere aktarmak amacıyla katkılarınızı bekliyoruz. Şiirlerinizi, ağıtlarınızı olayın hikayesi ile birlikte vayvaylikoyu@gmail.com  adresine gönderebilirsiniz.


10 Ocak 2011 – 22:42

Bebek ağa Bebek ağa
Arkamızı verdik dağa
İreşide (Reşit) gedicidim
Yol vermiyor karlı dağ

 

Pınarın başına vardım
İğimi elime aldım
Şöyle döndüm baktımıdı
Tüfeğin burnunu gördüm

 

Cığcık kilim dokur elim
Acep neya varır halım
Babam oğlu kanlı zalim
Kör yola oldurdun beni

 

Hele bakın el oğluna
İki elin sokmuş koynuna
Bu dünyada bir şey demem
Ahirette dolan boynuma

Kaynak kişi
Tayyibe ÖZCAN -2017


10 Ocak 2011 – 22:41

Bu ağıt evlenmeden önce nişanlısıyla görüşme gerekçesi ve dedikodu nedeniyle kız kardeşini öldüren gencin bu dedikoduların yalan olduğunun anlaşılması ,ve olaydan büyük pişmanlık duyması üzerine yöre halkı tarafından söylenmiştir..

Varmam pınarın başına
Gülyağı çalmam kaşıma
Irahatta durur iken
Bak şu gardaşın işine

Yüce dağın karı erisin
Çayır çimenler yürüsün
Ben gardaşa bişet(bir şey) demem
Ağzımda dilim çürüsün

Geri durun ben varıyım
Açın yüzünü görüyüm
On beliği birden düşmüş
Bacım gadanı alıyim

Eli civil civil işli
İnce iğnesi heril başlı
Şimdi benim babam gelir
Eli cıngır cıngır kuşlu

     Kaynak kişi
         Tayyibe ÖZCAN -2017


10 Ocak 2011 – 22:40

Eskidi herşey zaman…. eskidi
Nazar değdi muhabbete dil eskidi
Çok sevmek suç oldu gönül eskidi
Saat bitti dakka durdu gün eskidi
Yar gönül koydu…. ben eskidim

Herşeyi vermemistim daha verdigim eski dil
Kelimeler yoruldu cümle çöktü nüans eskidi
Boğulurken hayatta aldığım son nefes eskidi
Sözde ben  garib bir şairim ilham eskidi
Tek hayalim sensin kurduğum umudum eskimesin
 

                                                                             Cengiz SAMEN
                                                                             10.04.2017


10 Ocak 2011 – 22:39

Çok çevirdim defter kitap sayfası
Aradım kendime yön bulamadım
Ellisinde gördüm aşkı sevdayı
Onada varacak yol bulamadım

Deli dolu geçti yıllarım
Satılmış verdiğim gerçek sırlarım
Gider iken ağır aksak hallarım
Kantara koydum amma ben tartamadım

Kula ömür biçilmişse ne gelir elden
Kaçamazsın ne ölümden sevgiden
Bayat olur bilki gelen ekmek elden
Maya suyu buldum amma un bulamadım

                                                                         

                                                        Herşeye rağmen
                                                       Cengiz SAMEN
                                                       09.04.2017