RÜZGAR VE GÜNEŞTEN ELEKTRİK ÜRETELİM

01 Ocak 2012 – 08:06

RÜZGAR VE GÜNEŞ ENERJİSİYLE BİRLİKTE ÇALIŞAN LAMBA YAPALIM

Eski oyuncaklardan mil ve bu milin içinde kolayca dönebilen bir yuva bulalım.Eğer elimizde eski bir helikopter varsa bu ideal bir malzeme olur.Resimde görüldüğü gibi bir çatı oluşturalım.Çatıyı elimizde metal askı varsa çok kalın olmayan ve pense ile kolayca kesilebilen türden seçmemiz uygun olur.Elimizdeki çatıyı istediğimiz ölçüde ve tipte yapabiliriz.Çatıyı sıcak silikon yardımı ile birbirlerine tutturabiliriz.(Silikon tabancası ve silikon elektronik malzeme satan yerlerde 10-15  tl.civarında satılmaktadır.)Sonra bir elektrik motorunu resimde görüldüğü gibi pervaneden gelen çarka irtibatlandıralım.Bütün elektrik motorları aynı zamanda elektrik üretebilirler.Elektrik motorlarının  kolay dönebilen tipte olması  işinizi kolaylaştıracaktır. Motorlar 4-5 tl.arasında değişmektedir.Monte ettiğimiz pervanenin dönü yönüne göre motordan çıkan artı ve eksi uçlar şarz edilebilen pilin artı ve eksi ucuna bağlantı yapılır.Bağlantı için lehim makinesı kullanmak uygun olur.(Lehim ,lehim makinesı ve lehim pastası 8-10 tl.) Ayrıca akım ölçer kullanmak işinizi çok kolaylaştıracaktır.(akımölçer 10 tl civarında).Sonra güneş pillerini yerleştirelim.Güneş pilleri 5-6 tl civarında olup her panel ortalama 1,5 volt elektrik üretebilmektedir.) Güneş pillerinin arkasında artı ve eksi bölümleri vardır.Bu uçlar birbirlerine irtibatlandırılrken (+ – + – + -)olacak şekilde seri bağlayalım.artı ve eksi uçlarıda yine şarzlı pilin artı ve eksi uçlarına bağlayalım.Pilimiz dolmaya başladı.Elektrik motorundan şarzlı pile gelen artı ucuyla,güneş pillerinden gelen artı uca mutlaka diyot bağlıyalım(diyot 50 krş.akımı tek yönlü iletir.pil istikametine geçiş verir tersine geçiş vermez).Bundan sonra pilden çıkan artı ve eksi uçları ledli  lambalara irtibatlandıralım.Cihazımızı aydınlık veya rüzgarlı ortama bıraktığımızda çok kısa sürede pili dolacak  ve saatlerce ışık verecektir.(Şarzlı piller 9 volt olup ürettiğimiz elektrik 9 voltun üzerinde olmalıdır.11-12 volt olabilir).


SİGARANIN ZARARLARI

01 Ocak 2012 – 08:05

Günümüzde sigaranın zararları herkes tarafından çok iyi biliniyor olsa da, sigaraya bağımlı kişilerin sayısı hızla artmaktadır. Yapılan tespitlere göre her 3 yetişkin insandan biri aktif olarak sigara kullanmakta ve bağımlı olmaktadır. Bunun yanı sıra sigaraya başlama yaşı ise 11’e kadar düşmüştür. İçinde binlerce zararlı madde barındırmasına rağmen sigara toplumu, hızla etkisi altına almaya devam etmektedir.Sigara en başta akciğer kanseri olmak üzere birçok hastalığın tetikleyicisi olarak tesbit edilmiştir.Sigara içenler genellikle sadece kendilerine zarar verdiklerini düşünür ve bunu kabullenerek içtiklerini söyleseler de, çevredekilere de büyük zararlar vermektedirler. Sigaranın gerek aktif, gerekse pasif içicilere verdiği sayısız zararlar vardır.Özellikle anne karnındaki bebekler üzerinde yapılan araştırmalarda  sigaranın ciddi boyutlara yol açabilecek zararları olduğu ıspatlanmıştır.Ayrıca doğum sonrasında da bebek için ani ölüm riski oluşturduğu, nefes darlığı, astım ve ciğerleri üzerinde ciddi tahribat ve zararlar meydana geldiği görülmüştür.

 ETKİLERİ

-Diş eti hastalıklarına sebeb olur.
-Dudak, yanak ve gırtlak kanserine neden olur. Hatta sigarayı yakmadan dudağında taşıyan yada tütün çiğneyenlerde de ağız için kanserleri görülür.
-Dilde, tat alma duyusunda bozulmalar olur.
-Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar. Öğrenme bozuklukları, hafıza zayıflığı ve erken bunama görülür.
-Göz merceğinin saydamlığının azalmasına yani katarakta sebep olur.
-Cildin yapısının bozulmasına neden olur. Leke ve kırışıklık oluşur. Selülitlere sebep olur.
-Burunda koku alma duyusu azalır.
-Sinüzit, farenjit, bademcik ve orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu hastalıklarına yol açar.
-Damar sertliğini hızlandırır. Beyin ve kalpte damar tıkanıklığına neden olur. Kalp krizi ve tansiyon yükselmesi görülür.
-Erkeklerde iktidarsızlığın başlıca sebeplerindendir. Ayrıca mesane kanserinin önemli nedenlerindendir.
-Akciğerlerde çeşitli hasarlara, astım ve kronik bronşit gibi hastalıklara neden olur. Bronşlarda ve akciğerlerde birçok çeşit kanserin oluşmasına neden olur.
-Gastrit, ülser ve reflü hastalığına sebep olur. Mide ve yemek borusu kanserine yol açar.
-Gebelikte tüketilen sigara düşük doğumlara ve bebekte gelişme geriliğine neden olur.
-Erken menopoz ve rahim kanserinin sebebidir.
-Parmaklarda sararmaya ve tırnaklarda zayıflamaya yol açar.
-Kemik erimesine neden olur..
-Vücutta yorgunluk, uykusuzluk hali, stres, gerilim, performansta düşme ve reflekslerde azalma görülür.
-Pankreas kanseri riski artar.
-Hastalık, yara ve ameliyat tedavileri uzun sürer.
-Kullanılan ilaçları etkisizleştirebilir.
-Bütçenize yük olur, çevre kirliliğine yol açar, yangınların en önemli sebeplerindendir.
-Hamilelerde %10-15 eksik kiloda doğuma ve bebek zeka eksikliğine neden olur.


ÇÖREK OTU

01 Ocak 2012 – 08:04

Çörek otu yıllık otsu bir bitkidir, tohumlarından çoğalır. Kumlu gevşek toprakları sever, çiçeklenme dönemine kadar su ister daha sonra sulanmaz.Tohumları haşhaş bitkisinde olduğu gibi kozalak (Kapsül) içerisinde olgunlaşır.Çörek Otu asırlar boyunca, bitkisi ve yağı ile birlikte, Afrika’da, Asya’da ve Ortadoğu’da, günümüzde ise Amerika ve Avrupa’da milyonlarca insan tarafından “sağlıklarını desteklemek için” kullanılmaktadır. Deneysel araştırmalar sonucu çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirdiği ispat edilmiştir.Hz. Peygamber(S.A.V.) çörek otunun her hastalığın ilacı olduğunu haber vermiştir. İslam alimleri de peygamberimizin övmüş olduğu bu bitkiye kayıtsız kalamamış ve hakkında bolca eser yayınlamışlardır. Çörek Otu  %21 protein, %38 karbonhidratlar ve %35 bitkisel yağlardan oluşmaktadır.

Birçok Hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır

İlk olarak çörek otu bir hastalık durumunda kullanılabileceği gibi günlük veya gün  aşırı  olarak öylesine de tüketilebilir.Çörek otu Bağışıklık sistemini güçlendirir. Vücudu tahrip eden mikroplara karşı vücut direncini artırır.İltihaplı vakalarda iltihap engelleyici olarak kullanılabilir.Nefes darlığı ve solunum yolları hastalıklarında iyi bir yardımcı etken olduğunu görülmüştür.Çörek Otu özünün(yağından bahsediliyor) meme, prostat, cilt kanseri gibi bazı kanser türlerinde kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlattığı izlenmiştir.Kolon kanserini engeller.Şeker hastalığına Karşı son derece faydalıdır.Kolesterolün düşürülmesi,Hiper Tansiyon(yüksek tansiyon) vakalarında, Kalp damar hastalıklarında da kullanılmaktadır.


ÇIKRIK

01 Ocak 2012 – 08:03

Çıkrık, doğal ya da yapay liflerden iplik eğirmek için kullanılan bir araçtır.Bazı bölgelerde çark olarak da isimlendirilmektedir.Araç; ağaç kanat, kolçak, mil ve yastıktan meydana gelmektedir.Çıkrık; sağlam bir ağaç parçası üzerine yerleştirilmiş ilkel bir çarkın hareket etmesi, buna bağlı olan demir milin dönmesi ve demir mile bağlı kamışa iplerin  sarılması suretiyle çalışır.Böylece masuralar meydana gelir. Çıkrık M.S. 500 ile 1000 yılları arasında Hindistan‘da keşfedildiği tahmin edilmektedir. Orta  Çağ’da ise Orta Asya üzerinden geçerek Avrupa‘ya ulaştığı ve iplik eğirmek için kullanılan iğin yerine geçtiği bilinmektedir. Çıkrık, iplik eğirme işlemini mekanize etmenin ilk aşaması olan iği yatay olarak yerleştirip büyük bir çark tarafından elle çevrilebilmesine imkan sağlamaktadır. Makinalaşmanın gelişmesiyle bu yöntem geliştirilerek modern çıkrıklar yapılmıştır.Çıkrık aleti 1970’li yıllara kadar köyümüzde kullanılmakta idi, hemen hemen her evde çıkrık ve dokuma tezgahı bulunmaktaydı.Ancak bu aletlerde teknolojiye yenik düşerek şark köşelerindeki yerini almıştır.


HALLAÇ

01 Ocak 2012 – 08:01

Yün ve pamuk gibi maddeleri kabartmak. yumuşatmak için kullanılan Yay şeklindeki bir aletle icra edilen iştir. Evlerde kullanılan yün yatak, minder, yastık ve yorganın zaman zaman yumuşatılması, kabartılması gerektiğinde kullanılırdı. Hallacın atıcılık sporunda kullanılan yay gibi, ancak daha büyük bir yayı vardır. Bunun iki ucu arasına “Kiriş” adı verilen hayvan bağırsağından yapılan çok sağlam bir ip gerilir. Çok gergin olan ip bitmiş, topaklanmış haldeki yün veya  pamuğa değdirilirken, diğer yandan tahta bir tokmakla kirişe vurulur. Titreşen kiriş topaklanmış yün veya pamuk  parçalarını gevşetir ve eski haline getirir. Buna “Hallaçlama” denir.Köyümüze eski dönemlerde sıkça gelen hallaçlar köy içerisinde dolaşırlarken ‘pammık attıran’ diye bağırarak müşteri ararlardı,artık uğramaz oldular.Gelişen teknoloji ve makinalaşma ile birlikte insanlarımız bu işleri şehir merkezlerinde makinalarla süratli bir şekilde yaptırmaya başladılar. Ayrıca hazır yorganlar yapılmaya başlandı ve yorganların  içerisindeki pamuk ve yün yerini elyafa bıraktı.